Gebelikte Beslenme

Gebelikte Beslenme

Beslenme gebelik boyunca, anne adayının üzerinde çok titiz davranması gereken bir konudur. Sağlıklı ve kaliteli bir gebelik dönemi geçirmek, bebeğinizin normal kiloya ulaşmasını ve dünyaya yeterli besin depolarını oluşturmuş şekilde doğmasını sağlamak, rahat bir lohusalık dönemi geçirmek, hatta lohusalıkta bebeğinize vereceğiniz sütünüzün kaliteli olmasını sağlamak için gebelik öncesinde dikkat edilmeye başlanması gereken önemli bir konudur.

İlk 3 ayda, anne sık aralıkla az miktarlarda beslenmelidir. Bu dönemde bebeğin gelişimi annenin beslenmesinden olumsuz olarak etkilenmez, annenin depoları bebeğin gelişimi için yeterlidir. Bu dönemde embriyo yani bebek yolk sak denilen bir kesecikten beslenir. Gebeliğin ilk 3 ayında folik asit alımı önemlidir. Folik asit bebeğin sinir sisteminin gelişmesinde önemli rol oynar. Bu nedenle bu aylarda ek olarak folik asit içeren tabletler alınabilir. Folik asit doğal olarak portakal suyu, yeşil yapraklı sebzeler, tahıllarda bulunur. 3. aydan doğuma kadar ki zaman diliminde beslenme, hem anne hem de bebek açısından, çok önemlidir ve ilk 3 ayın aksine daha sıkı bir disiplin gerektirir. Gebelikte diğer insanlara göre günlük 300 kilokalori daha fazla yani yaklaşık 2300 kilokalori alınması gerekir. Birden çok yemek yemek uzun süre aç kalmak doğru değildir. Yenilen gıdalarda çeşitliliğe önem verilmelidir. Bu şekilde pek çok vitamin ve minerali alınmış olacaktır.

Gebelik süresince bol bol su tüketilmelidir. Günde en az 8-10 bardak su tüketilmelidir. Yaz aylarında bu miktar daha da arttırılmalıdır. Bol su tüketimi idrar yolu enfeksiyonlarını, bebeğin suyunun azalmasını, erken doğum riskini, solunum yolu enfeksiyonlarını, kabızlık veya ishal gibi durumları önler ve/veya tedavilerine yardımcı olur. Gebeliğin ilerleyen aylarında kabızlık ve buna bağlı olarak gelişen hemoroid sık rastlanan bir durumdur bunun önüne geçmek için de sıvı alımı önemlidir.

Soda ve maden suyu yoğun mineral içerir ve tüketilmesi faydalı içecekler arasındadır. İdrar renginizin açık sarıdan daha koyu sarı bir renkte olması sıvı alımınızın yetersiz olduğunun göstergesidir.

Günlük beslenme diyette mutlaka süt ve süt ürünleri olmalıdır ve her gün düzenli olarak tüketilmelidir. Kalsiyum gebeliğin 2. ayından itibaren oluşmaya başlayan kemik ve dişlerin gelişimi için gerekli mineraldir. Gebelikte kalsiyum gereksinimi iki katına çıkmaktadır. Beslenmede yeterli kalsiyumun alınmaması durumunda bebek ihtiyacı olan kalsiyumu anne adayının kemiklerinden ve dişlerinden alır. Süt ve ürünleri, protein ve kalsiyum kaynağı olduğu için bol bol tüketilmelidir. Günde 1-2 bardak süt içmeniz kalsiyum ihtiyacınızı karşılar eğer süt içemiyorsanız mutlaka yoğurt, ayran veya peynir tüketmelisiniz. Süt ve süt ürünlerinin temiz, taze ve özellikle pastörize olmasına dikkat etmelisiniz. Yine taze badem, sardalya, lor peyniri kalsiyum açısından zengin besinlerdir.

Gebelikle birlikte artan protein ihtiyacını karşılamak için kırmızı ve beyaz et, süt ve süt ürünleri, yumurta, balık, kuru baklagiller gibi protein yönünden zengin besinler tüketilmelidir. Proteinler bitkisel ve hayvansal kaynaklardan dengeli şekilde tüketilmelidir. Ancak hayvansal besinler yağ açısından zengin olduğu için çok fazla tüketilmemeli, etin yağsız olan kısmı tercih edilmelidir yine et ve et ürünlerinin iyi pişmiş olmasına dikkat edilmelidir. Yumurta çok kaliteli protein içerir ve hatta mümkünse sık tüketilmelidir. Tavuk eti, balık, yoğurt, yer fıstığı, fıstık ezmesi, yağsız kırmızı et, yumurta, mercimek, kaşar peyniri protein kaynağıdır.

Gebeliğiniz boyunca balığı sofranızdan eksik etmemeye çalışın. Ton balığı, midye, istiridye, kılıçbalığı, köpek balığı gibi balıklar yüksek düzeyde civa içerebileceğinden, bu balıkların tüketimi sakıncalıdır. Levrek, çipura, somon gibi büyük balıklar tercih edilmelidir.

Tüm sebze ve meyveler lif açısından oldukça zengindir. Gebelikte boyunca tüketilmesi sık rastlanan kabızlık ve bağırsak tembelliğinin önlenmesine ve bir çok sağlık sorunu yaratan aşırı kilo alımına engel olacaktır. Vücudumuz için gerekli vitamin, mineral ve posa ihtiyacımızı karşılamak için tüketilmesi oldukça faydalıdır. Kepekli ekmek, ahududu, bezelye, esmer pirinç, kuru üzüm, kuruyemiş, kepekli makarna, kuru kayısı, pırasa lifli gıdalar arasındadır.

C vitamini ihtiyacı da gebelerde artar, ama düzenli beslenen gebelerde eksiklik görülmemekte ve dışardan ilaç şeklinde alınması gerekmemektedir. Plasenta için yararlıdır. Vücudunuzun hastalık etkenlerine karşı direncini artırır ve demirin bağırsaklarda emilimini kolaylaştırır. C vitamini portakal, limon, biber, domates, çilek, greyfurt, karnabahar, lahana, gibi birçok sebze ve meyvede bulunur. C vitamini vücutta depolanmadığı için her gün alınmalıdır. Gebelikte boyunca beslenme şekli, tüm temel besin maddelerinin her birinden yeterince ve düzenli olarak alınması şeklindedir.

Gebelikte ve emziren kadınlarda magnezyum ihtiyacı artar, günlük gereksinim 400 mg’dır. Magnezyum eksikliğinde; yorgunluk, mide bulantıları, kramplar, çarpıntı, kabızlık görülebilir. Bebekte diş ve kemik gelişiminde, annede kemiklerin güçlendirilmesinde, kan şekerinin düzenlenmesinde, bacaklarda etkili olan krampların azaltılmasında etkilidir. Gebelikte magnezyum eksikliği rahim kasılmalarını artırarak erken doğuma neden olabilir. Ayçiçeği tohumu, susam, badem, yer fıstığı, fındık, soda, çikolata da bulunur.

Hamile kadınlarda kan yapımı artar. Kan yapımında gerekli olan demire gereksinim artacaktır. Hayvansal yiyeceklerdeki demir, sebze ve kuru meyvelerde olandan daha kolay emilir. Et yiyemiyorsanız, demirin emilimini artırmak için aldığımız besinlerin C vitamini açısından zengin olması gerekir. Dolayısıyla artan demir ihtiyacını karşılamak için demir içeren ilaçların alınması gerekebilir. Kırmızı et, tavuk, yumurtanın sarısı, karaciğer demir yönünden zengin besinlerdir.

Mutlaka iyotlu tuz kullanın. Çünkü iyot doğal besinlerde bulunmaz. İyot eksikliği bebeklerde zeka geriliği yapar.

D vitamini besinlerde bulunmaz. Ancak güneş ışınlarının cilde yansımasıyla sağlanır. Bu nedenle güneşlenmeye özen gösterin. Aksi taktirde D vitamini ilaç olarak alınmalıdır.

Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren besinleri mümkün olduğu kadar seyrek tüketin.

Çiğ yumurta ya da kısmen pişmiş yumurta içeren yiyecekler tüketilmemelidir. Evde yumurta tüketiminde kabuğu önceden çatlamış yumurtalar “salmonella” mikrobu nedeniyle tehlike taşıyabilir.

Gebelik anne adayı yeterli beslenerek, gebelik sonunda ortalama 10-12 kilo alır. Gebelikte kilo takibi mutlaka yapılmalıdır. İlk üç ayda ortalama 0,5-1 kg, sonraki dönemlerde ise ayda ortalama 1.5-2.0 kilo alınması normal kabul edilir.

Hamilelik sırasında diyet yapılması doğru değildir. Anne adayı hamileliğe normal bir kiloda başlamaya çalışmalı ve hamilelik sırasında da normal miktarda (ortalama 10-12 kilo) alarak devam etmelidir. Eğer gebeliğin başlangıcında fazla kilosu varsa gebelik sırasında bu kiloları vermeye çalışmak yerine, sadece daha az kilo almaya çalışarak gebeliğine devam etmelidir.

Leave a Reply

Your email address will not be published.